Kurumsal Eğitim ve Danışmanlık
26 Mayıs 2018
Sanal Gerçeklik ile Uçuş Korkusu Tedavisi
27 Mayıs 2018

Uçuş Korkusu Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Belli bir düzeyde korku ve kaygı hissediyor olmak hayatta kalmak ve yaşamı devam ettirmek için gereklidir. Ancak kaygının artmasıyla yaşam kalitesinde düşüş, işlevsellikte bozulma ve kaygı duyulan durum veya nesneden kaçınma davranışları görülebilir. Bu tip durumlarda kişi artık korku duymaya başlar ve o durumdan kaçınırsa, hatta düşüncesi bile kendisini rahatsız ederse ‘korku’ olarak nitelendirilir.

Uçuş korkusu olan kişilerde; kaygı düzeyleri kontrol edilemez boyutlara geldiğinde, uçuş yapmaktan kaçınmaya başlar ve bilet alma fikri bile huzursuzluk hissi oluşturabilir. Uçmak zorunda olan ve daha kontrol edilebilir düzeyde uçuş korkusu olan bireyler de uçarken; katlanmak zorunda kaldıkları bir korku yaşadıklarını ve hiç zevk almadıklarını ifade ederler.
Kendi kontrollerinde olmayan bir uçağın içine girdikten sonra büyük bir çaresizlik duygusu, kapana kısılmışlık hissi ve bunlara eşlik eden bir takım fiziksel tepkiler de görülebilir. Örneğin; nefes alışlarının hızlanması, terleme, titreme, mide bulantısı ve çarpıntı gibi semptomlar da görülebilir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Otonom Sinir Sistemimiz; 2 ayrı sistemden oluşur: Parasempatik ve Sempatik Sinir Sistemi. Sempatik Sinir Sistemi; kan basıncı artar, kalp atışını hızlanır, terleme artar, kan şekeri artar, adrenalin salgısı artar ve bizi özellikle tehlike durumlarıyla karşı karşıya kaldığımızda uyarır ve onunla Savaş/Kaç tepkilerinden hangisini vermemiz gerektiğine karşı bizi hazırlar. Parasempatik Sinir Sistemi de; tehlike geçtikten sonra bizi sakin tutar, hormonları düzenler ve sistemi yavaşlatarak düzenli gitmesini sağlar.
Bilmemiz gereken en önemli konu: Korkulan durum gerçek bir tehdit içermiyorsa ve kaçmamız gereken gerçek bir durum ortada yoksa ve sadece kişi kendi kendine kaygılanıyor ve bu durumla baş edemiyorsa ve adeta gerçek bir tehditle karşı karşıyaymış gibi tepkiler veriyorsa; araştırmalar gösteriyor ki o kişi 30-40 dk. boyunca hiçbir şey yapmasa ve sadece dursa bile panik/korku/kaygı duyguları kendiliğinden parasempatik sisteme geçerek yavaşlıyor ve sistem kendi kendini sakinleştiriyor.
Bu bilgiye eşlik edecek en önemli bireysel egzersiz de ‘Nefes Egzersizi’ dir. Diyaframdan alınan doğru nefes ile bu süre 5-6 dk. ya indirilir ve kişi panik atak krizi yaşamadan kendi düşünceleriyle baş etmeyi deneyimler ve beyin bunu davranış repertuarına alır ve zaman zaman kullanır. Beyin; bir kere başarılan bir deneyimi asla unutmaz ve kişi engellemedikçe bu verimli bilgileri kullanır, tepkiler bir süre sonra otomatikleşmeye başlar. (Örn: Bisiklete binmeyi öğrenme deneyimindeki gibi vb.)

Patolojik Korku Nedir?

Bazı olumsuz olaylar sonrasında bir süre boyunca; stres düzeyimiz artar, irkilme tepkileri veririz, uykularımızın düzeni bozulabilir, kendimizi gergin hissederiz. Buraya kadar herşey normaldir, beklendiği gibi zamanında ve konunun gerektirdiği biçimde duygular belli düzeyde yaşanmalıdır.

Ancak, uçuş esnasında birtakım normal sayılan sesleri duyan yolcu eğer uçağın bu sebeple düşeceğini düşünüp buna inanıyor ve aşırı bir korku yaşıyorsa ayrıca artık uçmaktan kaçınıyorsa; patolojik korku sınıfına girer. Bu tip durumlarda psikoterapist tarafından destek alınması önerilmektedir.
Kişi, orantısız tepki veriyorsa ve büyük bir felaketin olacağına inanıp kriz yaşıyorsa burada aşırı bir korku vardır ve sağlıklı değildir. Terapideki Amaç; kişinin karşılaşılan durumlarla nasıl baş edeceğini öğrenmesidir. Aynı zamanda oluşan olumsuz düşüncelerin duygu ve davranışla ilişkisini anlamlandırdıktan sonra olumlu bir düşünce sistemine sahip olmasını desteklemektir.
Kaygı bozukluğu tedavisinde en etkili yöntemlerden biri Bilişsel-Davranışçı Terapi’dir. Danışanın sorun alanına göre yapılandırılan seanslar hedef odaklıdır, süreç içinde; konuyla ilgili egzersizler ve değerlendirmeler yapılarak süreç terapist tarafından yönetilir.